
Birleşmiş Milletler (BM) tarafından hazırlanan bir rapor, dünyanın "küresel su iflası" dönemine girdiğini ve bunun milyarlarca insanı olumsuz etkilediğini ortaya koydu. Raporda yer alan bulgulara göre, suyun aşırı kullanımı ve kirliliği acilen ele alınması gereken bir durum. Raporun baş yazarı, su sisteminin ne zaman çökebileceğinin bilinmediğini belirterek, bunun barış ve sosyal uyum üzerindeki olası etkilerine dikkat çekti.
Su, tüm yaşam için hayati bir öneme sahip; ancak rapor, birçok toplumun yıllık olarak nehirler ve topraklarda suyu yenileyebileceğinden daha hızlı bir şekilde su kullandığını buldu. Ayrıca, suyu yeraltı suyu havzaları ve sulak alanlar gibi uzun vadeli su depolarını aşırı kullanma veya yok etme sorunları da gözlemlendi. Bu durum, bazı su sistemlerinin geri dönülemez bir noktaya gelmesine neden olarak su iflasına yol açtı. İklim krizi, bu sorunu daha da derinleştiriyor; bu durum, su depolayan buzulların erimesine ve aşırı kuru ile ıslak hava koşulları arasında dalgalanmalara neden oluyor.
Raporun yazarı Prof. Kaveh Madani, her havzanın ve ülkenin su iflası yaşamadığını belirtse de, dünya genelindeki ticaret ve göç ile bağlantılı olarak, kritik öneme sahip birçok sistemin bu eşiği geçtiğini vurguladı. Sonuç olarak, dünya genelinde insanların %75'inin su güvencesi olmayan veya kritik su güvencesi olmayan ülkelerde yaşadığı, 2 milyar insanın ise yeraltı suyu havzalarının çökmesi nedeniyle yer yüzeyinin alçaldığı bir ortamda bulunuyoruz.
2010 yılından bu yana suya yönelik çatışmaların keskin bir şekilde arttığına dikkat çeken rapor, ABD'deki Colorado Nehri ve Avustralya'daki Murray-Darling sistemi gibi büyük nehirlerin denize ulaşamadığını belirtti. Ayrıca, suyun tükendiği acil durumlar, örneğin Hindistan'ın Chennai kentinde olduğu gibi, giderek artış gösteriyor. Raporda, dünyanın büyük göllerinin yarısından fazlasının 1990'ların başından bu yana küçüldüğü kaydedildi. İngiltere gibi nemli ülkelerin bile, suya bağımlı gıda ve diğer ürünlerin ithalatına olan bağımlılıkları nedeniyle risk altında olduğu ifade edildi.
Prof. Madani, "Bu rapor, birçok kritik su sisteminin zaten iflas ettiğini söyleyen rahatsız edici bir gerçeği ortaya koyuyor. Son derece acil bir durum var ve kimse tam olarak sistemin ne zaman çökeceğini bilmiyor" dedi. İnsanların çektiği tatlı suyun yaklaşık %70'inin tarımda kullanıldığı belirtilirken, Madani, "Milyonlarca çiftçi, azalan, kirli veya kaybolan su kaynaklarından daha fazla gıda yetiştirmeye çalışıyor. Örneğin, Hindistan veya Pakistan'daki su iflası, dünya genelinde birçok yere pirinç ihracatını da etkiliyor" şeklinde konuştu.
Rapora göre, dünya genelindeki gıdanın yarısından fazlası, su depolama kapasitesinin azaldığı veya dengesiz olduğu bölgelerde yetiştirilmektedir. Madani, su iflasıyla mücadele etme eyleminin, giderek parçalanan bir dünyada ülkeleri bir araya getirme fırsatı sunduğunu belirtti. "Su, ülkeler içinde ve arasında birlik yaratmak için stratejik, henüz keşfedilmemiş bir fırsattır. Bu konunun öneminde hem sağ hem de sol, kuzey ve güney arasında bir mutabakat vardır" şeklinde ekledi. BM raporu, nüfus artışı, kentleşme ve ekonomik büyümenin tarım, sanayi, enerji ve şehirler için su talebini artırdığına dair bulgular sunuyor.
Bu haber Slashdot kaynaklıdır ve yapay zeka tarafından Türkçe'ye çevrilip yeniden yazılmıştır.
Orijinal habere gitTelif Hakkı Bildirimi: Bu içerik, haber amaçlı kullanım ve kaynak gösterimi ile Fair Use (Adil Kullanım) kapsamındadır. Tüm hakları orijinal kaynağa aittir. Görseller telif güvenli Unsplash API'den veya kaynak siteden alınmıştır.